19 Haziran 2019 Çarşamba

Tiffany'de Kahvaltı - Truman Capote

Ben Tiffany'de Kahvaltı filmini izlemeden önce kitabını okuyanlardanım. Aslında bir açıdan iyi yapmışım zira kitabının ve filminin konuları birbirinden biraz farklı olduğu için film de bana sürpriz oldu diyebilirim. Harper Lee'nin çocukluk arkadaşı olan Amerikalı yazar Truman Capote'nin ilk kez 1958 yılında yayınlanan eseri, 1940'lı yılların New York'undaki lüks hayatı seven cemiyet insanlarının yaşam tarzını gizemli bir genç kadın olan Holly Golightly üzerinden anlatıyor. Yanlış anlaşılmasın, hikayenin anlatıcısı Holly değil, Holly ile aynı apartmanda üst katında kalan ve Holly'yi merak eden, tanıdıkça daha çok seven yazar adayı Buster. İlk başlarda süs ve şatafat meraklısı boş bir kız olarak düşündüğü kadının aslında göründüğünden çok farklı olduğunu fark eden Buster, Holly'nin tüm gizemlerini çözmek ister. Aslında bu göründüğü kadarı kolay değildir zira Holly de bir taraftan bir yaprak gibi hayatın rüzgarında umarsızca savrulurken diğer taraftan kendisi hakkında konuşmaktan pek de hoşlanmamaktadır. Buster'in emin olduğu sadece birkaç şey vardır, Holly'nin Tiffany'yi ve orada satılan pahalı mücevherleri çok sevdiği ve "kötü kırmızılığa" sadece burada yakalanmadığı. Bu aslında Holly'nin hayatının en önemli arayışıdır zira Holly aslında "kötü kırmızılıklara" yakalanmadan yaşayabileceği bir hayatın arayışında hüzünlü bir kadındır.

Kitap ilk yayınlandığı yıllarda çok sevilmiş olmalı ki 1962 yılında Blake Edwards'ın yönetmenliğinde filmi yapılmış. Bir taraftan bakıldığında iyi ki yapılmış zira bu sayede hem kendisi çok tanındı hem de Holly Golightly'yi herkes tanıdı diyebiliriz. Ancak film ve kitaptaki konunun bazı önemli noktalarda farklılaşmasından dolayı ben kitabının okunmasını tavsiye edenlerdenim. Daha eğlenceli ve mutlu bittiği için herkesin filmini daha çok sevdiğinin farkındayım ancak kitabın bize tanıttığı gizemli ve hüzünlü kadın Holly Golightly karakterinin gerçek tercihleri sadece kitapta anlatılanlar olurdu diye düşünüyorum. Tiffany'de Kahvaltı'yı çok seveceğinizden ve bir solukta okuyacağınızdan eminim. Şimdiden iyi okumalar!