21 Mart 2016 Pazartesi

Tasfiye - Imre Kertesz

2002 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü alan Imre Kertesz, 1929 yılında Macaristan'da yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş ve 1944 yılında Auschwitz toplama kampına gönderilmiştir. Toplama kamplarından sağ çıkmayı başaran yazar akabinde gazeteciliğe başlamış ve çeşitli eserler yazmıştır, ancak dönemin siyasi baskıları nedeniyle eserlerini yayınlatmakta büyük zorluklar yaşadığı söylenmektedir. Toplama kamplarında yaşadığı tecrübeleri zaman zaman eserlerine yansıttığı bilinen yazarın bu eserinde de Auschwitz'in izlerini görmek mümkün. Yazar bu kitabında toplama kampında doğmuş bir yazarın (kendisini B. veya Bé diye tanıtıyor) mutsuz ve intiharla sonuçlanan yaşamını kısaca ele alıyor. Aslında kitap B.'nin aşırı dozda morfin alarak intiharıyla başlıyor diyebiliriz. B.'nin geride bıraktığı küçük arkadaş grubundan bir editör olan Keseru, hem B.'yi intihara sürükleyen sebepleri bulmak hem de doğuştan yazar olduğuna inandığı B.'nin geride bıraktığı opus magnum romanını ortaya çıkarmak için kendince araştırmalar yapar. B.'nin müsveddeleri, geride bıraktığı Tasfiye isimli tiyatro eseri ve eşyaları arasında aradığını tam olarak bulamayan Keseru, son bir umut eski eşi Judit ile görüşme yapar. Keseru saplantılı şekilde aradığını bulabilecek mi göreceğiz ancak net olan bir şey var, B.'nin bize verdiği mesaj: Holocaust henuz sona ermemis bir durumdur.

Ben henüz başka bir kitabını okumadım ama Tasfiye'nin benim beklentimi karşılamadığını da itiraf etmek isterim. Bunun sebebinin yazarın takip etmesi zor yorucu anlatımı mı yoksa tercümenin başarılı olmaması mı olduğunu bilmiyorum ancak ben tercüme olduğunu tahmin ediyorum. Zira birkaç yerde kelimeler sanki o cümleye tam oturmamış gibi geldi bana, aynı şekilde tercümanın neden sürekli "kinik" diye bir kelimeyi tekrar etmek istediğini anlamadım. Kelimeyi anlayabiliyorum, ne ifade ettiğini de, ama bu kelime kitabı okurken sürekli dikkatimi dağıttı ve belki de daha yaygın ve akıcı ifadeler seçilebilirdi diye düşündüm. Imre Kertesz'in bu eseri henüz beni tatmin etmedi, ama belki ilerde başka bir eserini okurum.

"...Uzun zamandan beri kullanılmayan eski bir İncil ifadesi var: Yazı bilgini. Bir yazı bilgini bir yetenekten fazlasıdır. O felsefeci değil, filolog değil, üslupçu değil. Kekelese de, onu hemen anlamasan da: Yazı bilginini hemen fark edersin. Bé bir yazı bilginiydi. Geride bıraktığını yitirmememiz gerekir. Sırrı bunda yatıyor."

Yazara ait bir röportajı okumak için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz:
http://www.notosoloji.com/imre-kertesz-her-yer-auschwitz/

2 yorum:

  1. Kitaplığım da olan ancak halen okuyamadığım bir kitap. Yorumunuzdan sonra da pek emin olamadım okusam mı okumasam mı :)

    YanıtlaSil
  2. Ben sizi etkilemiş gibi olmayayım :)

    YanıtlaSil

Hoşgeldiniz :) Yorumlarınız benim için bir kazançtır.