28 Temmuz 2013 Pazar

Güllerin Duvağı - Laura Fitzgerald

Sıcak yaz aylarında klasiklere veya sevdiğim yazarlara zaman ayırmak bile beni yoruyor. O nedenle, yine basit bir tatil kitabı seçtim kendime: Güllerin Duvağı. Aslında, kitabın özgün adının tam tercümesi bu değil, ki bu isim bence kitabı yansıtmıyor. Kitabın özgün adı Veil of Roses, bu "Peçe/Örtünün Arkasındaki Güller" şeklinde daha iyi ifade edilirdi zira kitapta İran'ın baskıcı rejiminde güzelliğini örtüler altına saklamak zorunda olan güzel genç kızlardan bahsediliyor. İran'da öğretmenlik yapan (ve işini ve yaşadığı ülkeyi kesinlikle sevmeyen) Tamila'ya ailesi yirmi yedinci yaş gününde pasaport ve Türkiye'ye uçak bileti hediye ederler. Türkiye'de Amerika için turist vizesi alan Tami'nin amacı ablası gibi özgürlükler ülkesine gidip bir daha hiç dönmemektir (bunu da kendisi gibi göçmen olan İran kökenli bir Amerikalıyla evlenerek başarmayı planlamaktadır). Aslında Tami'nin anlattığı kadarıyla İran'da hayatı o kadar kötü değildir, annesi babası gayet anlayışlı, hali vakti yerinde insanlar ve sevdikleri arkadaşları ve dostları var. Ancak İran'da yaşamak, evde farklı sokakta farklı olmak, içi farklı şey söylerken küçücük çocuklara şeriatın katı kurallarını öğretmek ve bütün gençliğini istediği şeyleri yapamadan duvar arkasında geçirmek Tami'yi hayattan ve ülkesinden soğutmuştur: "Bu arada küçücük bir dünyam olacaktı. Acı dolu, insanı boğacak kadar küçük.". Amerika'ya gittiğinde yıllar önce evlenip oraya yerleşmiş olan ablasının yanına yerleşir. Ablası onu göçmen İranlı dostları ile tanıştırır ancak işler pek yolunda gitmez. Bir taraftan İngilizce dil kursuna giden ve hep hayal ettiği gibi fotoğrafçılık yapan (özgürlüğün resimleri) Tami Amerika'da kalmasını sağlayacak bir evlilik yapmak için uygun bir İranlı aday bulamaz. Ayrıca dil kursuna giderken her gün önünden geçip kahve aldığı Starbuckstaki yakışıklı Amerikalı çocuk (Ike) da kafasını karıştırmaktadır ve vizesinin sona ereceği günler çok yaklaşmıştır.

Kitap kolay okunan bir "boş vakit öldürme" kitabı. Tatil günlerinde rahatça okunabiliyor ve kafanızı boşaltmanıza yardımcı oluyor. Kanaatimce edebi değeri olan bir kitap değil ve bol bol vaktiniz yoksa okumaya değmez. Sadece hep duyduğumuz ve içini tam olarak bilemediğimiz bir kültür hakkında bize biraz bilgi veriyor, o kadar :).

"...bir kez daha buradaki en güzel şeyin üzerinde iki defa düşünmek zorunda olmadan yaşadığım şeyler olduğunu fark ettim. Dışarıda bir erkekle oturmak ve güneşin batışını seyretmek. Hafif bir makyaj yaptığımda ya da bir erkeğe gülümsediğimde, bunun ahlaksızlık olarak görülmemesi."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hoşgeldiniz :) Yorumlarınız benim için bir kazançtır.