21 Mayıs 2013 Salı

Forbes Cinayetleri - Mehmet Anıl

Bu kitabı bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine okudum. Kitap bir gazete haberi ile başlıyor: İzmir - Buca'da bulunan Forbes Caddesindeki Güneş apartmanında 6 Aralık 1974'te 6 kadın katledildi. Bu haber ile başlayan kitap katilin kendi savunmasıyla devam ediyor. Aslında bu cinayetlerin katili kitabın başında belli: bir doktor. Kitap boyunca da onu bu cinayetlere iten sebepleri incelemiş oluyoruz. Aslında katili biz biliyoruz ancak polis bilmiyor ve tam 30 yıl boyunca cinayetlerin faili yakalanmıyor. İşin tuhaf yanı, bu akıl hastası doktor kendisini özgürlük savaşçısı ilan ediyor ("Yaz kızım, ben bir özgürlük savaşçısıyım...) ve en ufak bir vicdan azabı bile duymuyor işlediği cinayetler için. Aslında bir tanesini oldukça soğukkanlılıkla, planlayarak ve belki de çok doğru bir şey yaptığını düşünerek yapıyor. Hayat ona saygınlık, para, insanın hayatta bir kez karşılaşabileceği ve çok mutlu olabileceği güzel bir eş adayı çıkarmışken yaptıkları dolayısıyla bu doktor Ferit'i hiç sevmedim. Adam aslında bir akıl hastası ancak zeki bir adam olduğu için sevmeme hakkı görüyorum kendimde. Zira, yaptıklarının iyi veya kötü olduğu ayırabiliyordu. Tepehisar'da doktorluk yaparken kontrol manyağı babasıyla beraber yaşarken her şey o kadar da kontrolden çıkmış değildi. Yalnızca akşamları birkaç kadeh içerek hayal alemine dalıp hayallerinde "Rüya" adını verdiği zamanla mükemmelleştirdiği bir kadınla beraber oluyordu. Babası öldükten sonra hayatına karışan olmayınca bu içkinin de dozu artmaya başladı. Aslında hayatı boyunca bu şekilde yaşabilirdi ancak ne yazıkki hayat onun karşısına yaşama sevinciyle dolu, güleryüzlü, dünya tatlısı bir kadın çıkardı. Sonrasında dengesi bozulan doktor Rüya ile bu kadın arasında gidip gelirken yaşadığı bunalımı "sarkaç" diye tabir edecekti.
 
Çok farklı bir kitap, oldukça ilginç bir karakteri barındırıyor. Gündelik hayatından ziyade hayal aleminde yaşamak isteyen bu karakterin kendisini savunmak istemeden cinayet sebeplerini içtenlikle anlattığı bu kitap (bazı bölümleri biraz fazla tekrar etse de) okunmaya değer bir kurguya sahip.
 
"Suçsuzum Hakim, çünkü ben bir katil değil özgürlük savaşçısıyım, beni sıradan nedenlerle adam öldürenlerin yasalarıyla yargılayamazsın. Bana özel yasalar bulacaksın. Katil sözcüğünü, sizin dünyanızdaki olumsuz anlamıyla reddediyorum. Durumumu ifade edecek sözcüğün ne olduğunu şimdilik bilmiyorum ama katil değil."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hoşgeldiniz :) Yorumlarınız benim için bir kazançtır.