5 Haziran 2014 Perşembe

Sandman / Sen Oyunu - Neil Gaiman

Modern mitle karanlık fantezinin, çağdaş edebiyat ve tarihsel dramayla kesiştiği Sandman efsanesi çizgi roman tarihinde eşine rastlanmayan öykülerden bir diğeriyle devam ediyor. İlginç bir şekilde bu kitapta bir öykü var: Barbie ve rüyası. Aslında iki hikaye iç içe geçermiş şekilde anlatılsa da, anlatılan tek bir hikaye. Diğer Sandman serileri içinde (şimdiye kadar) en az sevdiğim bu kitap oldu. Yalnızca bir hikayenin anlatılması, Düş Lordu Morpheus'un çok az rol alması, (hep son anda gelip ortalığı toplamasına bayılıyorum), Death'in şöyle bir görünüp kaybolması ve henüz diğer hikayelerle ne bağlantısı olduğunu kuramamış olmam buna sebep olmuş olabilir (Bir yerde ilk kitaptaki 24 saatlik bölümde ölen bir kişinin sevgilisi vardı bağlantı sağlayan). Yani sanki New York'ta sefil bir apartman dairesinde yaşayan tüm sakinlerin hayatının dağıldığı noktadaki kesit gibiydi tüm kitap. Öncelikle apartmanda oturanları tanıyoruz, Prenses Barbara (Barbie), travesti Wanda, lezbiyen bir çift, sıkıcı bir kadın olan Thessaly ve tuhaf görünüşlü bir adam. Diğer karakterler Barbie'nin çocukluğu ve gençliği boyunca gördüğü bir rüyanın kahramanları olan kuş, fare, maymun ve dev bir köpek (tabi bu karakterler düş resifinde yaşayan bir nevi Barbie'nin hayal gücünün ürünleri). Uzun süredir rüya görmeyen ve bu nedenle bu zavallı yaratıkları rüya aleminde yalnız bırakan Barbie, kendisine iletilen bir mesaj sonucu rüya alemine girerek korkunç yaratık Guguk Kuşu'ndan hem kendisini hem de arkadaşlarını kurtarmaya çalışır. Rüya alemi bir anlamda Barbie'nin kendisinden, korkularından, çocukken sahip olduğu oyuncaklardan ve gerçek hayatta yaşadıklarından şekilleniyor. Rüyaların kabuslara dönüşmekte olduğu sırada sıkıcı bir kadın olan Thessaly (Gaiman'ın Yunanistan'la neden bu kadar bağlantı kurduğunu merak ediyorum) apartmandaki diğer kadınları da yanına alarak Ay'ı aşağı indirip ışığında yürüyerek Barbie'nin rüyasına müdahele etmek ister. Bu noktada hem rüyada hem de dünyada işler çığırından çıkar.

Sevgili Sandman her zamanki gibi sadece izlemekle yetinir. He is cool and nice! Ancak geçmiş sayılarda ne kadar çapkın olduğu ortaya çıkan Morpheus'un bu sayıda Barbie ile bir aşk yaşamasını beklerdim, bekli diğer sayılarda :)

"Bence insanların... bence herkesin içinde gizli bir dünyası var. Herkesin. Dışarıdan ne kadar sıkıcı ve sıkıntılı görünürlerse görünsünler, bütün dünyadaki herkesin gizli bir dünyası var. Hepsinin içinde hayal edilemeyecek, debdebeli, şaşılacak, aptal ve büyüleyici dünyalar var. Tek bir dünya değil. Yüzlerce, belki binlerce. Bu garip bir düşünce, değil mi?"

Sandman 5: Sisler Mevsimi
http://mahrem-i-esrar.blogspot.com.tr/2014/05/sandman-sisler-mevsimi-neil-gaiman.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hoşgeldiniz :) Yorumlarınız benim için bir kazançtır.