5 Aralık 2016 Pazartesi

Katip Bartleby - Herman Melville

Katip Bartleby'nin çok farklı bir kitap olduğunu kabul etmek gerekiyor, üstelik de kısa olduğu için rahatlıkla bir günde okunabiliyor. Kitabı satın alırken motivasyonum WallStreet'te bir avukatın kısa bir anısı olmasıydı ancak okurken avukattan çok "katibi"ne odaklandığını tespit ettim. Böyle anlatınca sıkıcı gibi görünebilir, ancak hiç sıkıcı değil, hatta merak uyandırdığını da söyleyebilirim. Kitapta WallStreet'te avukatlık ofisi olan bir dava vekilinin (Amerikan sistemini net anlayamasam da avukat olduğunu tahmin ediyorum) yanında çalışan katiplerinden en ilginç bulduğu Bartleby karakteri anlatılmaktadır. Hayatı oldukça basit yaşayan ve insanları artık tanıdığını düşünen avukatın bu inancını temelden sarsan kişidir Bartleby. Her ne kadar hakkında uzun bir öykü yazmış olsa da, avukat aslında Bartleby'yi hiç tanımamaktadır (katip kimsenin kendisi hakkında bilgi sahibi olmasına izin vermemektedir). Yalnızca kendisine verilen işleri yapan, kimseyle sohbet etmeyen ve aklına yatmayan işleri ise yapmayı mütemadiyen reddeden biridir bu katip (sevmediği işlemi yapmayı "tercih etmemekte"dir). Katibin bu pasif direnişi herkesin sinirlerini yıpratmakta ve ne yapacaklarını bilemez duruma getirmektedir. Avukatın karşılaştığı kişi o kadar silik ve trajik bir durumdadır ki ne yardım edilebilmekte ne de suç duyurusunda bulunabilmektedir. Bu katiple ne yapacağını bilemez duruma gelen avukat katibin varoluşsal isyanları ve kendi huzuru arasında bir seçim yaparak bir süre sonra kendisinden kurtulmanın yollarını aramaya başlar.

Herman Melville Amerikan Edebiyatının en tanınan eserlerinden olan Moby Dick'in de yazarıdır. 1819-1891 yılları arasında yaşamış olan yazarın yaşadığı dönemde hikayelerinin pek tutmadığı ve yayınevleri tarafından basılmasının "tercih edilmediği" belirtilmektedir. Ölümünden yaklaşık otuz yıl sonra keşfedilen yazarın eserleri günümüzde Amerikan Kütüphanesi tarafından toplanıp arşivlenen eserler arasındadır. Bu arada, Katip Bartleby'ye kim ilham oldu bilemiyorum ancak ortaya çıkan karakter rahatlıkla varoluşsal problem yaşayan Gregor Samsa (Kafka - Değişim) ve Mersault (Albert Camus - Yabancı) ile kıyaslanabilir, hatta üçünün bir araya geldiği bir ortam düşünemiyorum :). "Yapmamayı tercih ederim" (I would refer not to) repliğiyle hafızanına kazınacak bu eseri "özgür insan" sorgulasmasını kendinizle yapabilmeniz için okumanızı tavsiye ederim.

"Heyecanlı bir insanı pasif direniş kadar çileden çıkaran bir şey yoktur. Böyle direnilen kişi inanlıktan uzak biri değilse ve direnen kişi pasifliğinde gayet zararsızsa, o zaman, direnilen kişi daha neşeli anlarında, aklıyla çözmesi imkansız olan şeyi hayal gücüyle bulmak için müşfik bir çaba gösterir. Üstüne üstlük, Bartleby'ye ve adetlerine çoğunlukla saygı gösterdim."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hoşgeldiniz :) Yorumlarınız benim için bir kazançtır.