22 Şubat 2013 Cuma

İki Cami Arasında Aşk - Mürvet Sarıyıldız

Bu kitabı bir günde bitirdim. Ancak söylemek gerekirse müthiş beğendiğimden değil, yalnızca sayfa sayısının azlığından ve kolay okunduğundan çabuk bitti. Bir taraftan da içimden bitsin bu işkence demiş olabilirim :).
 
Kitaptan bahsetmek gerekirse, insan ilişkilerinde sınırları aşkın belirlediğini vurgulamaktadır. Aşkın yaşı ve zamanı olmadığına ve bu yoğun duygunun insan psikoloji üzerinde nasıl değişimler yapabileceğine dair mesajlar verilmeye çalışılmıştır. Ancak, kitabın yoğun bir anlatımı yok ve ara ara düşük cümlelere rastlayabiliyorsunuz. Hikaye, Mimar Sinan'ın Karaboğdan Seferi'nde Sultan Süleyman'ın güzeller güzeli kızı Mihrimah Sultan'ı (Mihrimah Farsçada güneş ve ay anlamına gelmektedir) görerek ona aşık olmasıyla başlıyor ve tarihi sıralamaya göre devam ediyor. Yani, Mihrimah Sultanın Rüstem Paşa ile evlenmesi, Rüstem Paşanın sadrazam olması, Mimar Sinan'ın aşkını yaptığı mimari eserlerde somutlaştırması şeklinde. Tek ilgimi çeken nokta, Üsküdar'a inşa edilen Mihrimah Sultan Cami ile Edirnekapı'ya inşa edilen Mihrimah Sultan Cami arasındaki esrarengiz ilişki. Her yıl 21 Martta (21 Mart gece ve gündüzün eşit olduğu bir gündür ve aynı zamanda Mihrimah Sultanın doğum günüdür) bu iki cami minaresi arasında birinden ay doğarken diğerinden güneş batmaktaymış. Belki de bu olağanüstü görüntü (eğer doğruysa görmek istiyorum) gerçekten tarihte bir mimarın yapabileceği en mükemmel aşk eseridir. Ancak belirtmek gerekir ki, Mimar Sinan'ın Mihrimah Sultana olan aşkı henüz kanıtlanan bir olay değildir ve ben bunun tarihsel bir fantezi olma ihtimali üzerinde bazı tarihçiler ile hemfikirim.

"...ay ve yıldızlar, geceleri uyuyamayan insanlara sadece ilham verir. Sevgilisinden, ayrı şairlerin şiirlerini yazmasını kolaylaştırır. Aşıkların ise, acısını dindirmek yerien kat be kat arttırır. Gece karanlığıyla aslında insanın kendine itiraf edemediklerini aydınlığa çıkarır..."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hoşgeldiniz :) Yorumlarınız benim için bir kazançtır.