30 Haziran 2016 Perşembe

Kumarbaz - Fyodor Dostoyevski

Kumarbaz Dostoyevski'nin en kısa sürede yazdığı eseri bu sanırım. Tam olarak yirmi beş günde tamamlamış. Denir ki, yayınevinin kendisini sıkıştırması sonucu stenograf (hızlı yazım tekniklerinden birisi, araştırabilirsiniz)  bir hanımın yardımı ile yirmi beş günde kendi hikayesini yazıya geçirmiştir. Kitapta bir kumarbazın içine düştüğü çıkmaz ve kumarın insan ruhunu nasıl ele geçirdiği anlatılmaktadır. Roulettenburg'da tatil yapan bir Rus ailesinin (bir zamanlar varlıklı olan Rus General ve ailesi) üzerinden aile ilişkileri, aşk ve tutku sorgulanıyor da denilebilir. Rus ailesinin öğretmenliğini yapan Aleksi Ivanoviç'in ailenin Roulettenburg gezisine sonradan katılmasıyla olaylar başlar. Akıllı bir öğretmen olan Aleksi, General'in yanında sık sık gördüğü bir tefeci Fransızdan sonra General'in nasıl bir borç batağında olduğunu fark eder. Bütün aile Moskova'da yaşayan ve hasta olduğu söylenen büyük halanın ölmesini ve kendilerine büyük bir miras kalmasını beklemektedir. General'in üvey kızı Polina'ya aşık olan Aleksi de bütün olumsuz şartlara rağmen ailenin yanından ayrılmamaktadır. Ailenin kaldığı tatil beldesi aynı zamanda kumarhaneleriyle ünlü olduğu için boş vakitlerini rulet masalarında değerlendiren Aleksi zamanla içinde var olan bambaşka bir tutkuyu keşfeder: kazanma hırsı. Önceleri bunu Polina için yaptığını düşünürken, zamanla aslında tepeden tırnağa kumar hırsına bulandığını fark eder. Maddi durumları kötüleşen General ve ailesiyle arası da bozulan Aleksi'nin bu bağımlılık sonucu her şeyini kaybetmesi an meselesidir.

Kumarbaz eserinde Dostoyevski'nin kendi hayatından esinlendiği söylenmektedir. Gençliğinde Almanya'nın Wiesbaden bölgesinde casinolarda çok para kaybeden ve uzun süre parasızlık çeken yazar, bu şehre atıf yaparak Kumarbaz'da "Roulettenburg" adında farazi bir Alman şehri belirlemiştir. Bu eserinde Suç ve Ceza'daki gibi başarılı bir karakter tahlili yapılmasa da, Aleksi'nin dramatik aşk ve kumar tutkusu sade ve anlaşılır bir şekilde veriliyor. Aslında bu kitapta Dostoyevski'nin asıl sorguladığı şey kumar masasında yalnızca paranın mı yoksa daha fazla şeyin mi kaybedildiği.
 
"...Ve yine kazandım. Siyaha dört yüz koydum...Kazandım. Sekiz yüzün tümünü manque'ya koydum... Yine kazanmıştım. Daha öncekilerle birlikte toplam bin yedi yüz guldenim vardı ve bunlar beş dakikadan daha kısa bir zamanda oluvermişti! Evet, böyle anlarda hayattaki tüm başarısızlıklarını insan bir anda unutuveriyor. Düpedüz yaşamımdan daha da fazlasını ortaya koyarak elde etmiştim bunu; tehlikeyi göze almıştım. Ve şimdi yine insan statüsüne çıkmıştım işte!"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hoşgeldiniz :) Yorumlarınız benim için bir kazançtır.