5 Eylül 2017 Salı

Elia ile Yolculuk - Zülfü Livaneli

Zülfü Livaneli bu kitapta kitabın amacını tam yansıtamamış bence. Kitabın içinde Elia Kazan'ı anlatmak istediğini belirtiyor ancak sanki daha çok kendisini anlatmaya çalışıyor gibi (hadi bitirin de kitabı eleştirelim). Gerçekten bir yerde artık "Sen en iyisin Livaneli, herkesi tanıyorsun, çevren çok geniş ve müthiş başarılısın, artık Elia'ya dönebilir miyiz?" diye bağırmak istedim. Ayrıca Livaneli bu kadar kendinden bahsetmek istiyorsa, otobiyografi de yazabilir, okunacağından eminim. Bununla beraber, Livaneli hayatı boyunca Elia'nın yanında olmadığı için yalnızca onunla girdiği ortamlardan veya gözlemlerinden bahsetmekle yetinecek elbette ama Elia'nın hayatını değiştiren en önemli detaylar hakkında (HUAC vb.) hiç bilgi vermemesi de hoşuma gitmedi. Okuduklarımdan öğrendiğim kadarı ile, Elia 1909 İstanbul doğumlu ve dört yaşındayken ailesi ile birlikte New York'a göç etmiş ve tiyatro eğitimi almış birisi. Başarılı yönetmenlik deneyimlerinden sonra hayatının kalan yıllarını da Amerika'da geçirmiş ve hayatı hakkında kitap da yazmıştır. Livaneli ile dostluğundan dolayı, onun da yardımı ile ailesinin yaşadığı topraklara, Kayseri'nin Germir kasabasına hayatının yolculuğa çıkmıştır (muhtemelen ölümünden birkaç yıl önce). Bu yolculuğu Livaneli kitabında "İthaka'ya Yolculuk" olarak tanımlamıştır.

Aslında Zülfü Livaneli'nin bu kitabı yayınlama hikayesini de merak ediyorum, zira Elia Kazan 2003 yılında vefat etti, oysaki kitap sanki geçen ay ayrılmışlar izlenimi uyandırıyor. Sanki Livaneli bu kitabı 2003'te yazmış ama yayın için 15 yıl beklemiş gibi... Elia Kazan hakkında da ne düşüneceğimi bilemiyorum, yalnızca Marlon Brando'yu ve Anthony Quinn'i sinemaya kazandıran ve Marilyn Monroe ile flört etme şansını yakalayan ve başarılı filmleri olan bir yönetmen olarak aklımda kalsa yeter diye düşünüyorum. Ha bir de HUAC soruşturmasında sol görüşlü arkadaşlarının isimlerini hükümete veren kişi olduğunu da unutmamak gerekir diye düşünmekteyim. Bu kitaplar ilgili en sevdiğim detay başka bir Anadolulu olan M.K. Perker tarafından resimlendirilmiş olmasıydı, gerçekten görsel olarak muhteşem güzellik katan bir detaydı. İyi okumalar!

"Bana verdiği öğüt de buydu zaten.: Üzülmememi söylüyor, üzüntü duygusunu yasaklıyor, üzüntü çürütür insanı diye uyarıyor, ama kızmak iyi gelir, ferahlarsın diyordu: 'Sakın ola hiçbir şey için üzülme ama bol bol kız, öfkelen, dövüş, savaş, küfret ama üzülme. İnsanı üzüntü çürütür."

Elia Kazan'ın hayatı, filmleri, kitapları hakkında:
https://www.biography.com/people/elia-kazan-9361216
https://www.biyografi.net.tr/elia-kazan-kimdir/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hoşgeldiniz :) Yorumlarınız benim için bir kazançtır.