25 Ocak 2016 Pazartesi

Dağ Uykusu - Fazıl Hüsnü Dağlarca

Bu yayınevinin hazırladığı şairlerin seçme şiirlerinden oluşan minik ve renkli şiir kitaplarını hem şiir beğenimi güçlendirmek hem de şairleri tanımak için vakit buldukça okuyorum. Fazıl Hüsnü Dağlarca Cumhuriyet Döneminin en üretken şarilerinden birisi olarak uzun zamandır okumayı istediğim bir yazardı, Dağ Uykusu bu anlamda iyi bir başlangıç oldu. Herhangi bir edebi akımdan etkilenmeden kendi rotasını belirleyen Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın beni etkileyen en önemli özelliği kendisini anlatma içn başka bir edebi türe yönelmeyişidir (yalnızca çocuklar ve yetişkinler için yayınlanmış şiir kitapları mevcuttur). Hayatını şiirlere adamış olan şair, "Türk Şairinin En Büyük Şairi" olarak da tanımlanmıştır. Edebi çevrelerce bu şekilde tanımlanmasında muhtemelen Türk diline verdiği önem ve Türkçeyi şiirlerinde etkili bir şekilde kullanması neden olmuştur. Şiirlerinde Türkçeye önem vermesinin yanında, şair genellikle yaşadığı bu topraklardan konular seçmiştir. Dağ Uykusu kitabında derlenen şiirler farklı zamanlara ait olsa da, kara bakır, öküz, buğday, saman ve kağnılar vb. konuları işleyen şiirleri bunu örnekler niteliktedir. Öyle ki, Türkolog Giselle Kraft tarafından Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın eserleri için, "Dağlarca'da Hayvan Sembolü" adında bir doktora tezi de hazırlamıştır.

Genellikle yaşadığı topraklardan konular seçmesinin yanında, bazı şiirlerinde kullandığı semboller ve "kozmik" konular da (Aylam - Uzay Çağında Olmak) şairin sıra dışı hayal dünyasını göstermektedir. Bazı eleştirmenler şairin şiirlerinde üç ayrı dönemden geçtiğini belirtmişlerdir, belki de bu duruma değişmeyen tek şeyin değişimin kendisi olduğu açısından bakabiliriz :). Şiir okumayı seviyorsanız, Fazıl Hüsnü'den en azından bir kitap okumanızı tavsiye ederim, zira çok üretken olduğundan, tümünü okumaya ne zaman vakit ayırabiliriz bilemiyorum.

Dağ Uykusu

Lezzetle titredi kamış
Bahar kökleri arasında,
Havayı ve yeşili az seven
Lezzetle titredi kamış
Suda yerin sessizliğinden...

Çoban anlattı yalan yanlış
"Ay gibi beyaz, fidan gibi uzun,
Köpek kadar cesur, koyun kadar iyi."
Çoban anlattı yalan yanlış
Dağda gördüğü periyi

Siyah devler mi yaralanmış,
Uzaklarda ve kahraman.
Yapmıştı bize sultanlık,
Siyah devler mi yaralanmış,
Parladı suda, karanlık.

------------------------------------------------

Seni demez de ne der
Gökler insana karşı?
Yüzümü maviliklerle doldurur her gün
Düşünmek sana karşı

İki şey var yollar boyu aydıklık ve saf,
Biri yaşamakla acı, biri ölümce tuhaf:
Var olmak sevdiğim senden taraf,
Düşünmek sana karşı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hoşgeldiniz :) Yorumlarınız benim için bir kazançtır.