11 Ekim 2016 Salı

Gecelerim ve Falaka - Ahmet Rasim


Bu kitabı üniversite yıllarımda Osmanlıca öğrenirken almıştım. Ahmet Rasim'in (1864-1932) "Amin Alayı" yazısının (Falaka hikayesinin bir parçası) tercümesini yapmaya çalışıyordum ve takıldığım yerde bu kitaptaki modern Türkçe paragraflarına bakıyordum. Bu amaçla alınan bir kitap olduğu için yıllarca okumamışım :). Kitaplıkta bulunca okumaya karar verdim. Kitap ilk başta bana kendini baya sevdirdi, Ahmet Rasim'in "Gecelerim" hikayesinde çocukluğundan başlayarak hayatının farklı dönemlerindeki gecelerini, anılarını ve bazı gecelere yüklediği anlamları anlatmasını beğendim. Anlattığı olayların üzerinden yıllar geçmesine rağmen tüm duyguları sanki o an aktarıyormuş gibi canlı bir şekilde hissettim. Ancak "Falaka" hikayesi beni diğer kadar etkilemedi. Anı türü hikayeleri okumak olay hikayelere göre biraz daha zordur zaten, ancak genel itibariyle sevdim, eğer eski dilde (Osmanlıca) çok fazla kelime olmasaydı daha akıcı ve etkileyici olurdu diye tahmin ediyorum. Falaka hikayesi, anlatıldığı dönemin eğitim şeklini ve insanların eğitime bakışını bir çocuğun gözlemleri ile aktarmış. Bu hikaye ile dikkatimi çeken bir husus meydana geldi; Ömer Seyfettin'in Falaka hikayesi ile Ahmet Rasim'in Falaka hikayesini beraber düşündüğümüzde, Osmanlının son yıllarında mahalle mekteplerinde çocukların falaka ile terbiye edildiğini anlamamız gerekiyor galiba (Hoca-Kalfa-Falaka tüm okulların vazgeçilmezi). Ahmet Rasim'in hocaları hakkındaki gözlemleri ve eğitim sistemine getirdiği ince eleştiriler okunmaya değer diye düşünüyorum.

Bu eser Ahmet Rasim'den okuduğum ilk kitap sayılır, çünkü daha önce "Amin Alayı"nı tercüme ederken yaptığım işe odaklandığımdan olsa gerek, hikayeden hiçbir şey anımsamıyorum. Bununla beraber, Ahmet Rasim oldukça üretken bir yazar, roman ve hikayelerinin yanı sıra, gazetelere yazdığı fıkra ve makaleleri, tercümeleri, şiirleri, inceleme yazıları ve ders kitapların vardır. Bu kadar türde eser veren bir yazardan kendinize uygun bir kitap seçebilirsiniz diye tahmin ediyorum :). İyi okumalar!

"...Her talebe dayak yer mi? Bir gün ben yeni Mushafımdan dersimi kalfaya dinletirken kapıdan içeriye giren iki erkek, kucaklarında tabanlarına basamayan bir çocuk, arkalarında mangal kapağı yaşmaklı çifte etek feraceli kadın girdiler, doğruca hocanın önüne gittiler. Acaba ne var? Bu çocuk daha dün falaka yedi. Bugün de mi anasının, babasının, akrabasının hatırı için yeniden yiyecek?"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hoşgeldiniz :) Yorumlarınız benim için bir kazançtır.