Powered By Blogger
PSİKİYATRİST etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
PSİKİYATRİST etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2016 Pazartesi

Doktor Yazısıyla Aşk - Dikkatli/Sayar/Herken

Kitap bir psikiyatristin anıları şeklinde hazırlanmış ancak tahmin ettiğimin aksine (ya da piyasada alışık olduğumuz tarzlardan farklı olarak) psikiyatristin ilginç hastalarından derlediği hikayeler şeklinde ilerlemiyor. Kitap sürpriz bir şekilde, kitap kahramanı olan Yasemin Hanımı hem psikiyatrist hem hasta hem de meraklı bir araştırmacı yapıyor. Yasemin Hanımın asistanlık yıllarından flashback (anımsama) şeklinde anlattığı bir anısının ardından, "aşk" konusuna merak salması bir arkadaşının klinik odasında beklerden okuduğu "Aşkın Biyolojisi" dergisi ile oluyor. Aşk ile ilgili makaleleri bir araya getiren dergiyi büyük bir ilgi ile okuyan Yasemin Hanım, bir müddet sonra bu konuya derin bir merak duyduğunu fark ediyor. Bu şekilde eline geçen her türlü kaynaktan aşk ile ilgili yazılar okumaya başlıyor. Burada anlatılan aşk, tahmin ettiğiniz üzere yalnızca tensel aşktan ibaret değil: anne-baba aşkı, arkadaşlık, tensel aşk ve ruhsal aşka ve aşkın fizyolojik süreçlerine değiniliyor. Teorik bilgilerle sık sık açıklanan konular (kitap bu hususta didaktik ilerliyor, sonunda da bir kaynakça var, konuların devamını merak edenler için), kitabın kahramanı Yasemin Hanımın hayatı ile de örnekleniyor. Tabi bu süreçte kendisinin özel hayatı, çocuğuyla ve eşiyle olan ilişkisi ve geçmişinden bazı önemli olaylar hakkında da bilgi sahibi oluyoruz.

Kitabı twitter adındaki sosyal platformdan takip ettiğim bir doktor aracılığıyla öğrendim (Semih Dikkatli- yazarlardan birisidir). Takdir edersiniz ki, yayınlanmış binlerce kitap varken hasbelkader bir yerde karşılaşmadan (tanıtım veya referans olmadan) pek çok güzel kitap da gözümüzden kaçabiliyor. Fakat kısa anımsatıcı notlar almayı sevdiğim için, bu kitabı da okuyacaklar listesine eklemeyi ihmal etmedim ve internet aracılığıyla edindim (kitabevlerinde bulmanız zor olabilir). Farklı şairlerden şiirlerin ve değişik kaynaklardan bir araya getirilen kısa hap bilgilerin bir arada olduğu bu kitabı, bu konulara ilginiz varsa okumanızı tavsiye ederim.

"Bir sürü cerrahi dergisini can sıkıntısıyla inceledi ama okuyacak bir şey bulamadı. Dergileri yerine bırakırken, biraz altlarda kalmış başka birinin kapağı dikkatini çekti. Kapakta, bir kadın ve bir erkek silueti birbirine hasretle kavuşur halde resmedilmiş ve üzerine iri puntolarla "Aşkın Biyolojisi" yazılmıştı. Dergiyi eline alıp biraz daha dikkatli incelediğinde, makalelerin tamamının aşkla ilgili olduğunu, bunun özel bir aşk sayısı olduğunu fark etti."

28 Aralık 2015 Pazartesi

Kral Kaybederse - Gülseren Budayıcıoğlu

Kitap o kadar akıcı ilerliyordu ki elimden neredeyse elimden bırakmadan okudum. Aslında kitaba başlarken böyle olacağını tahmin etmemiştim, hatta biraz gönülsüz de başladım diyebilirim. Fakat kitaba başlayınca bir anda kendimi yaşanan olayların içinde buldum, birbirinden farklı üç insan tanıdım: Kenan Bey, Fadi ve hem yazar hem kahraman olan Dr. Gülseren Budayıcıoğlu. Her ne kadar üç kişi tanıdığımı söylesem de, asıl kahramanımız aslında Kenan Baran, diğerleri bir şekilde onun çevresinde olup da Kenan Beyin hayatını derinden etkilemiş kadınlar. Bu girişten de anlaşılacağı üzere Kenan Bey'in hayatını hep kadınlar şekillendirmektedir. Kendisini seven ve her şeye göz yuman güzel bir karısı olmasına rağmen karşısına çıkan her kadında aşk ve dostluk arayan çapkın ve umursamaz bir adamdır Kenan Baran. Hem zengin hem de yakışıklı ve karizmatik olması dolayısıyla kadınlarla sosyal ilişki kurmakta hiç zorlanmayan Kenan Beyin belki de en büyük hatası, hayatının hep aynı tempoyla zirvede ve tabiri caizse kral gibi devam edeceği düşüncesidir. Peki nasıl oluyor da hiç yıkılmayacak gibi görünen bir imparator bir anda alt üst oluyor ve yıllarca inşa ettiği her şey değerleriyle beraber yerle bir oluyor? Bu sorunun cevabı kendi kurduğumuz ilişkilerde, toplumun kadına yüklediği sorumluluklar ve erkeğe biçtiği ataerkil rolde, yaptığımız tercihler ve bizim tercihlerimizden ibaret olan kendi kaderimizde bulunabilir mi?
 
Sayın psikiyatrist kitabın arkasında "bir avcının avına av olup yuvarlanışının hikayesi" demiş ancak kitap kanaatimce bundan daha fazlası. Zirveden uçurumun dibine vuran bir adamın kendisini keşfetme hikayesinin yanında açı çektirdiği kadınların ve psikiyatristin de güncesiyle birden fazla konunun ve tekniğin bulunduğu çok katlı bir roman elimizdeki. Kitap, rahatlıkla okunmasının yanı sıra kendimize ve hayatımıza başka bir pencereden bakmamızı da sağlıyor, bu nedenle kendinizde bir değişim başlatmak isterseniz, bu kitaba bir şans vermenizi mutlaka tavsiye ederim. "Bilinç dışının" kaderimizi nasıl şekillendirdiğini örneklerle görebileceksiniz. İyi okumalar!
 
"...İnsanın kendini tarafsız bir gözle görmesinin ne kadar zor olduğunu biliyorum. Hatta bunun insanı ne kadar üzeceğinin, korkutacağının da farkındayım ama eğer onu durduramazsam acıları hiç bitmeyecek. Meğer ne kadar korkakmış bu Kenan Bey! Yıllardır korkularının esiri oldu. Kader de onu önüne kattı, oradan oraya sürükleyip duruyor..."