Powered By Blogger
DESTINY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DESTINY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2015 Çarşamba

Sandman / Ebedi Geceler - Neil Gaiman

1988 yılında başlayarak 1996 yılına kadar yayınlanan Sandman serisini daha önce yazmış olduğum "Uyanış" ile sonlandırdık aslında. Ancak muhtemelen çok sevilmesi veya Gaiman'ın bitmek bilmez ilhamı dolayısıyla 2005 yılına kadar muhtelif zamanlarda yayınlanmış bazı kitaplar da bulunmaktadır. 2003 yılında yayınlanmış olan Ebedi Geceler (Endless Nights) de 10 kitaptan oluşan Sandman Serisine on birinci kitap olarak eklenmiştir. Aslında Sandman serisinin süregelen hikayesine devam niteliğinde olmasa da, Ebedilerin her birisi için bir öykü içermesi dolayısıyla bağımsız bir devam kitabı sayılabilir (Her şey aynı tas aynı hamam der gibi de görünüyor). Kısa zamanda bitse de, son sayılar arasında en sevdiğim eser bu oldu. Ancak Sandman serisinin baş kahramanı Düş Lordu'nun bu kitaptaki hikayesi biraz sönük kalsa da, sert görünümünün altındaki naifliğini iyi yansıtmış. Kitapta en etkileycisi hikayeler Ölüm'ün (Death) ve İhtiras'ın (Desire) hikayeleri kanaatimce. Hezeyan (Delirium) ve Umutsuzluk'un (Despair) hikayeleri karakterlerini çok iyi yansıtsa da okuyucuyu biraz strese sokabilecek gibi görünüyor. Yıkım'ın hikayesi (Destruction) yarım kalmış gibiydi ancak Yıkım zaten serinin başından bu yana sürekli ortadan kaybolarak bu gizemi yaratmayı seven bir karakter. O nedenle şaşırtıcı değil. Son olarak sevgili Kader (Destiny). Onun hikayesi de Ölüm gibi, dünya kurulduğundan bu yana aynı: "Atomların ve galaksilerin hareketi onun kitabında; o ise aralarında pek bir fark görmüyor. Her şey onun kitabında. Bir gün kitap bittiğinde kitabı bırakacak; ardından ne geleceği ise hala yazılmış değil.... Kader yürümeye devam ediyor..."

Heyecan verici olmasa da, güzel bir eserdi, hatta Ebedileri tanımak adına ilk kitap olarak bile okunabilir. Şu an enerjimi diğer kitaplara (Midnight Theatre, Book of Dreams, The Dream Hunters) ayırdım, tabi Türkiye'de bulabilirsem. Sandman serisini okumak isterseniz, bir anımsatma yapayım, 1991 yılında Dünya Fantastik Edebiyatı Ödülünü alan Sandman, bu ödülü alan ilk -kurallar değiştirildiği için muhtemelen son- çizgi romandır.
 
"Çoğu kişinin isteği mum alevi gibidir, titreşir, değişir. Diğer yandan, senin isteğin bir orman yangını gibi. Seni uyarmalıyım, istediğini almak ve mutlu olmak epey farklı şeyler."
 
Sandman 10: Uyanış
http://mahrem-i-esrar.blogspot.com.tr/2015/04/sandman.html

8 Mayıs 2014 Perşembe

Sandman / Sisler Mevsimi - Neil Gaiman

Sandman'ın dördüncü kitabını bulmak zor olmadı. Ancak hiçbir yerde baskısı olmayan beşinci kitabı beni kendi içimde birtakım sıkıntılara sürüklemişti (neyse ki Bursa'da bir çizgi roman sahafında kitabı buldum). Dördüncü kitap şimdiye okuduklarımın en heyecan vericisiydi diyebilirim (birinci kitap da harikaydı). Üçüncü kitap ile yavaşlayan ve dağılan konu sanki bir anda Düş Lordu üzerinde yoğunlaşıverdi. hikaye Ebedilerin (Endless) aile meclisini toplamasıyla başlıyor ve altısını da tek tek tanıyoruz: Destiny (Kader), Death (Ölüm), Dream (Düş), Desire (İhtiras), Despair (Umutsuzluk) ve Delirium (Hezeyan). Toplantı başlamadan önce gelmeyen ve kendilerine izini kaybettirmiş olan bir Ebedi'den daha söz edildi ancak kendisi tanıtılmadı. İleri bölümlerde tanıyacağız diye tahmin ediyorum (Adı Destruction - Yıkım-). Kader'in topladığı meclis yıllar öncesinde kalan bir aşk hikayesini ortaya çıkarınca (Bebek Evi'nde söz edilen kum masallarının kahramanı olan Nada, artık biliyoruz ki Düş Lordu kendisini cehennemde ebedi acıya hapsetmiş) Düş Lordu kendisini kurtarmak için tekrar cehenneme doğru yola çıkıyor. Daha önce cehennemdeki düelloda cehennemin efendisi Lucifer'ı alt eden Dream, bu kez işinin hiç kolay olmayacağının farkındadır. Ancak bu kez pek de tahmin ettiği gibi olmaz ve Lucifer'ın savaşmak yerine kendisine yüklediği ağır sorumluluk ile karşı karşıya kalır: Cehennemin Anahtarı. Tüm tarihi ev mistik tanrılar, tanrının gözlemci melekleri ve cehennemin güçlü zebanileri deyimi yerindeyse görevini bırakıp giden Lucifer'in anahtarını ele geçirmek için Düş Lordu'nun rüyaların kalbindeki şatosunda buluşurlar. Herkesin kendisine sunduğu teklifleri gözden geçiren ve tehditleri dinleren Dream, anahtarı kime bırakacak dersiniz?

Sandman serisinin şimdiye kadar okuduğum en heyecanlı kitabıydı. Ama her şeyin Düş Lordu'nun lehine çözümlenmesi (kendi tahmin ettiğinden de fazlası, dört ayak üstüne düştü) pek hoşuma gitmedi. Ne de olsa savaşacak kadar güçlüydü ve ilk kitaptaki gibi bir düello görmek isterdim. Hadi buna da 20. yüzyılın büyük bir kısmını esaret altında geçiren Dream'a bir DM kıyağı diyelim!

"Kaderin bahçesinde hangi yoldan yürürseniz yürüyün sadece bir değil, birçok kez seçim yapmaya zorlanacaksınız. Kaderin bahçesinde attığınız her bir adımda yollar çatallanıp ayrılır, bir seçim yaparsınız ve yaptığınız her seçim gelecek yolların habercisi olur. Bununla beraber, bir ömür süren yürüyüşün ardından ya geri dönüp arkanıza bakar ve uzayıp giden dümdüz bir yol, ya da ileri bakar ve sadece karanlığı görürsünüz. Bazen kaderin size çizeceği yolları hayal eder ve durduk yerde tahminler yürütürsünüz. Seçtiğiniz ve seçmediğiniz yolların hayalini kurarsınız. Yollar birbirinden uzaklaşarak kollara ayrılır ve sonra tekrar birleşir; kimileri yolların sizi nereye götüreceğini, her bir yol ve kıvrımın ve dönemecinin nereye çıkacağını kaderin bile tam bilmediğini söyler. Ama kader size söyleyebilecek olsa bile söylemeyecektir. Kader sırlarını kendine saklar. Kaderin bahçesi. Görürseniz tanırsınız. Ne de olsa ölünceye dek orada dolaşacaksınız. Ya da ötesinde. Çünkü yollar uzundur ve ölümle bile sonları gelmez."

Sandman 3: Düş Ülkesi
http://mahrem-i-esrar.blogspot.com.tr/2014/04/sandman-dus-ulkesi-neil-gaiman.html

"Bebek Evi" hakkındaki yorumların için:
http://mahrem-i-esrar.blogspot.com.tr/2014/03/sandman-bebek-evi-neil-gaiman.html