Powered By Blogger
DERVİŞ ŞENTEKİN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DERVİŞ ŞENTEKİN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2015 Perşembe

Beş Parasızdım ve Katilimi Arıyordum - Derviş Şentekin

Size söylediğim gibi, bazı konularda takıntılıyım. Bir önceki kitabı çok beğenmeme rağmen, ikinci kitap için beklentimi yükseltip, okudum. İlk kitaba göre daha çok beğensem de, beklentimin daha farklı olduğunu söyleyebilirim. Bu arada beklentiden kastım, benim kafamda kurduğum senaryo farklıydı, yoksa içinde bulunulan şartlar düşünülürse, kitap fena kurgulanmamış (daha önceki yorumunda da bahsettiğim gibi, kitap tam bir Türk polisiyesi). Hikaye yine kahramanın ağzından anlatılıyor ve uzun uzun anlatımlara girilmediği için akıcı ilerliyor. Bir önceki kitabın sonunda tabiri caizse "faili meçhullerin adamı"na rastlayan X (kahramanımız), hayatının sona erdiğini düşünürken, bir şekilde yoluna devam edip bu kez intikam amaçlı olarak faili meçhullerin adamının peşine düşer. Ancak bu kez tek başına değildir, aynı izin peşindeki istihbarattaki amiri Oğuz Sipahi ve birkaç emniyet mensubu ile beraber daha titizlikle ilerleyerek sonuç almaya bakacaktır. Tabi bu süreçte Türkiye'nin yakın dönem siyasi tarihine ve karanlık ilişkilerine değiniliyor, kısa analizler yapılıyor. Dediğim gibi, bir önceki kitaba kıyasla daha çok beğendim ancak bu kitabın benim kanaatimce edebi yönden eksik olduğu gerçeğini değiştimiyor. Üzülerek söylemeliyim ki, kurgu olarak da karşımıza şaşırtıcı sürprizler çıkarmıyor ve derinlemesine karakter incelemesi veya analizler de yapmıyor. Bir de şu toplumsal sorunlara değinme bunalımını da hala anlayabilmiş değilim, aydın kabul edilmek veya yazar olmak bunu mu gerektiriyor?

Neden okuyorum? Yazının başında da söylediğim gibi, kitaplar konusunda takıntılıyım, hatta bu tecrübenin üstüne, eğer üçüncü kitap var olsaydı dahi okuyabilirdim. Sıkılmadan okunacak bir kitap olduğu için, bu sıcak havalarda kendinizi yormak istemiyorsanız, siz de okuyabilirsiniz. Sonuçta okunmayacak bir kitap değil, ama sanırım ben polisiye çıtasını biraz yükseltmişim.

"- Bu işler satranç oynamaya benzemez, demiştin ama yanılmışsın salak Bekir, dedim alaycı bir sesle. Bu işler tam da satranç gibidir.
Birbirine karışan üç el silah sesi, geniş ovanın üzerindeki boşluğa yayılıp yıldızlara doğru yükseldi."


İlk kitap: Beş Parasızdım ve Kadın Çok Güzeldi
http://mahrem-i-esrar.blogspot.com.tr/2015/05/bes-paraszdm-ve-kadn-cok-guzeldi-dervis.html

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Beş Parasızdım ve Kadın Çok Güzeldi - Derviş Şentekin

İnsanı sıkmadan ilerleyen ve polisiye konusuyla sürükleyici olan bir kitap, ancak ben iyi kurgulanmış veya yeterince doyurucu bir eser olmadığı kanaatindeyim. Kitap bir dönem ilgi çekmiş olabilir, muhtemelen bunun sebebi de kitabın adıdır. Adının çok etkileyici olduğunu kabul etmek gerek. Onun dışında basitçe kurgulanmış bir hikaye vardı, zira Türk polisiyesi olduğundan karmaşık ilişkiler ve zeki oyunlar göremedim (Bu yazar özelinde demiyorum, zaten geleneğimizde yok, o yüzden). Hatta kitabın etkileyici başlaması ve ortalarda biraz heyecanı yükseltmesi sonucu, sandım ki güzel bitecek. Aslında kitap sonuna doğru yaklaşırken, hala bir aksiyon yok nasıl çözülecek bu olay diye biraz şüphelenmedim değil. Kendimi hazırlamama rağmen, sonunda yine hüsrana uğradım. Kitapta olaylar istihbarattan emekli ve eski bir satranç şampiyonu olan "kahramanın" (adı verilmiyor, biz X diyelim) bir gün ilginç bir teklifle karşılaşması ile başlıyor. On yıl çalıştığı istihbarattan kovulurcasına emekli olan ve eşinin de kendini terk etmesiyle iki yıl arkadaşı Cengiz'in "41" isimli barında takılan X'in hayattan artık pek beklentisi kalmamıştır. Dolayısıyla bir gün genç ve güzel bir kızın (Aslı Çınar) babasını ölü ya da diri bulması için kendisine büyük bir para teklif etmesiyle bir anlamda hayatına heyecan gelir. Buradan sonrası daha çok "flashback"lerle (anımsamalarla) geçiyor maalesef, polisiye anlamında bir ilerleme tespit edemedim. Zaten daha henüz yolun çok başındayken de, bir anlamda her şeyin sonu geliyor.

Kitap bu bakımdan yaratıcı; her polisiye kitap hayret verici bir kurguya veya rahatlatıcı bir sona sahip olmak zorunda değil. Ancak okuyucu olarak yine de olayların çözülmesi gibi bir beklentim vardı. Ancak gördüğüm kadarıyla "Beş Parasızdım ve Katilimi Arıyordum" adında devamı bir kitap da mevcut, ayrıca okuyucu yorumları ikinci kitap için daha olumlu yönde. O nedenle, belki uygun bir zamanda, ikinci kitabı da okuyabilirim (açıkçası ikinci kitaptan beklentim büyük).

Kitapta dikaktimi çeken birkaç hususu da paylaşmak isterim. İlk olarak Ahmet Ümit'in "Komiser Nevzat"ı ile "Behzat Ç."ye bazı göndermeler yapılıyor. Bununla beraber, yakın dönem Türkiye'sinin karanlık tarafları da eleştiriliyor. Bir de şu "Cengiz'im" ifadesi... Bir erkek başka bir erkeğe neden iyelik bildiren şekilde seslenir ki? Ben itici buldum açıkçası. Sonuç olarak, okuyucuyu yormayan akıcı kitapları okumayı seviyorsanız, bu kitabı okuyabilirsiniz. Belki de seversiniz :)

"Bir kadın, bir yıldan beri pineklediğim barda beni bulmuş ve kayıp babasını aramam için iki yüz bin lira teklif etmişti... İşi kabul ettim, çünkü beş parasızdım ve kadın çok güzeldi... Üstelik her geçen gün daha da çürüyen içimdeki adamı da kurtarabilirdim belki..."