Powered By Blogger
YAŞAR KEMAL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YAŞAR KEMAL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Aralık 2017 Perşembe

İnce Memed - Yaşar Kemal

Bu kitabı daha önce sosyal medya üzerinde yapılan bir çekilişe katılmam neticesinde başka bir arkadaşın hediyesi olarak elde ettim :). Daha önce de bahsetmiş olabilirim, Yaşar Kemal'i severim, lise yıllarımda da okul kütüphanesinden alıp bazı kitaplarını okumuştum ancak İnce Memed serisini okumaya hiç fırsatım olmamıştı. Bu kitap ile kıvılcımı başlattım, biraz zaman geçince serinin devam kitaplarını da okuyacağım. İlk kitapta, Cumhuriyetin ilk yıllarında, henüz devlet otoritesi tam anlamıyla kurulamamışken Çukurova'daki köylülerin ağalıkla ve haksızlıkla mücadelesi anlatılmaktadır. Çukurova'da çakırdikenleri ile çevrili Değirmenoluk Köyü'nde yaşayan İnce Memed'in kendi halindeki hikayesi, köyün ağası Abdi Ağa'nın sürekli kendisine ve annesine zulmetmesiyle bir efsanaeye dönüşür. Ekip biçtikleri toprakları bile olmayan köylülerin de harman ettiği tahıllar harman sonunda elinden alınarak kendilerine kışın yarı aç yarı tok kalacak kadar bir tahıl bırakılır. Ağa ile mücadele ederken gizlice gidip gördüğü kasaba halkının rahatını ve özgürlüğüne de hayran olan İnce Memed'in gözünde yavaş yavaş bir ışık parlamaya başlar. Ağalık düzeni ekmeğinden elini çekmeden bir de onuruna ve sevdasına el uzatmaya başlayınca İnce Memed geri dönemeyeceği kararlar almak zorunda kalır. Anadolu halkının geri kalmışlığına ve ağalık sistemine karşı yapılan isyanın hikayeyesi böylece başlar.

Türk Edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi eserleri arasında gösterilen İnce Memed, Yaşar Kemal'in ilk romanlarından birisi olmasına rağmen baş yapıtı olarak değerlendirilmiştir. Bulgarca ve Rusça ile başlayarak kırktan fazla dile çevrilen eser, 1984 yılında İngiliz yazar Peter Ustinov tarafından "Memed My Hawk" adıyla sinemaya da uyarlanmıştır. Yaşar Kemal'in bir röportajında bu kitabı ilk yazdığında kendisine yayın hakları için ödenen para ile içinde bulunduğu sefaletten kurtulduğunu belirttiğini okumuştum. Demek ki hem okuyucusunu hem de yazarını mutlu eden bir eser İnce Memed. Yazar kitabın devam kitaplarını yaklaşık kırk yılda bitirmiş, bu kadar emek harcanmış bir eseri okumalısınız d,ye düşünüyorum. Yaşar Kemal'in duru Türkçesi ve gerçekçi betimlemeleri ile gözünüzde canlanan hikayeyi okumayı çok seveceksiniz. İyi okumalar! 1955 yılında yayınlanan İnce Memed Yaşar Kemal'in ilk kitaplarından biridir, yayınlandıktan sonra 1956 Varlık Roman armağanını kazanan eser pek çok dile de tercüme edilmiştir.

"'Bana bak kardeş' dedi, 'insanların üstüne çok varmamalı. Öldürmeli, dövmeli ama üstlerine çok varmamalı. Donsuz, çırılçıplak, köyüne, evine girmesi bir adama ölümden zor gelir. İşte bunu yapmamalı. İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, bir ince yerleri, işte oraya değmemeli. Ben Abdi Ağadan biliyorum. Yoksa... Korkmalı insanların bu tarafından. Aşağı görmemeli insanları..."

20 Eylül 2017 Çarşamba

Ağrıdağı Efsanesi - Yaşar Kemal

Lise yıllarımda Yaşar Kemal'in "Üç Anadolu Efsanesi" kitabını okumuştum, o zamandan bu yana Yaşar Kemal'in kitaplarına büyük bir sempati duyarım. Okunacaklar listesi uzun olduğundan
tekrar Yaşar Kemal okumaya uzun zamandır pek fırsatım olmamıştı ancak bu kitap hasbelkader elime geçince vakit kaybetmeksizin okudum ve okurken de Moğollar'ın Ağrıdağı Efsanesi parçasını dinledim. Yaşar Kemal'in bu eseri ile Moğollar'ın bu enstrümantal şarkıları arasında herhangi bir bağ var mı bilmiyorum ama şarkı bana bu efsaneyi anlatıyor gibi geldi. Ağrıdağı Efsanesi'ni çok etkileyici bulduğumu söylemek isterim, hatta güzel betimlemeleri sayesinde okurken her sahnesi gözümde canlandı bile diyebilirim. Efsaneye gelirsek eğer, hikaye beyaz ve çok bakımlı bir atın dağlı bir çoban olan Ahmet'in evinin kapısına gelip durmasıyla başlar. Ağrıdağı geleneğine göre eğer bir at kendisi sahip seçti ise artık Allah'tan yadigardır ve kimseye geri verilmez. Orada yaşayan büyüklere de danışan Ahmet nihayetinde atı yadigar bilir ve sahiplenir. Ancak bu kır at Beyazıt Han'ı Mahmut Han'a hediyedir ve hadiseyi öğrenmesine rağmen atını geri ister. Ahmet'in atını geri vermemesini gurur meselesi haline getiren Mahmut Han, atını geri alabilmek için elinden geleni yapacaktır ancak öngöremediği bir durum halkın törelere olan bağlılığıdır.

Ben kitabın son baskılarından birini okudum, bu nedenle bazı sayfalarında Abidin Dino'nun çizimlerinin olması bana ayrı bir keyif verdi. Ayrıca, kitabın içinde anlatılanlar ve Küp Gölü tarifi de oralara gidsip görme isteği uyandırdı, umarım bir gün kısmet olur. Bu arada Yaşar Kemal'in Ağrıdağı Efsanesi eseri 1975 yılında, Memduh Ün yönetmenliğinde sinemaya da uyarlanmış, başrollerinde de Fatma Girik ve Hakan Balamir rol almış. Belki televizyonda rast gelip izlemişsinizdir ancak benim tavsiyem müzik ile beraber kitabını da okumanız yönündedir. Zira duygular çok yoğun anlatıldığı için kitaptaki hikayenin tadi gerçekten bambaşka. İyi okumalar & dinlemeler!

"...Sofi böyle tuhaf, şaşkın şeyler düşünürken, şu insanoğluna akıl ermez, diyordu. Bir incecik kavaldan koskoca, kükremiş bir dağ çıkarıyorlar, diyordu. Şu insanlar, şu dünyada var oldukça her şeye akıl erdirecekler, kartalın uçuşuna, karıncanın yuvasına, ayın, günün doğuşuna, batışına, ölüme, kalıma her şeye akıl sır erdirecekler, tek insanoğluna güçleri yetmeyecek. Onun sırrına ulaşamayacaklar."