Powered By Blogger
LONDRA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
LONDRA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2017 Pazartesi

Gizemli Öyküler - Charles Dickens


Charles Dickens yazarlık yaşamına parlamento muhabiri olarak çalışırken Londra'da yaşam üzerine denemeler yazarak başlamış. Ben Charles Dickens'ı David Copperfield ve Great Expectations/Büyük Umutlar kitabı ile tanımıştım, dolayısıyla Dickens'ın bendeki imajı sosyal eleştirmen olarak kalmıştı.  Bu nedenle, Gizemli Öyküler kitabındaki sıra dışı ve doğaüstü kısa hikayeler beni biraz şaşırttı. Kitap,  gerçeklerin olduğundan farklı göründüğü, hayalet hikayelerine ve gizemli olaylara ilgi duyan ve hayatın korku uyandıran tesadüfleri karşısında cesaretini kaybetmeyen okurların çok hoşuna gideceği hikayeler barındırıyor. Bu kitapta yer alan hikayelerden en ürkünç olanının "Asılmış Adamın Gelini" olduğunu düşünüyorum ancak benim en çok gerildiğim hikaye "Bir Hapishanede Bulunan İtiraflar" hikayesiydi. Belki de çocukların konu edindiği hikayeleri her zaman çok korkutucu bulduğumdandır. Bu arada, Dickens'in kitaptaki "İşaret Memuru" (bu kitaptaki adı Sinyalci) hikayesi yedi ayrı edebiyatçı ile birlikte basılan "Klasik Gizemli Öyküler" kitabında da yer almış, gizemli öykü sevenler için ek bilgi olarak belirteyim. Bendeki kitap cumhuriyetle başlayan aydınlanma dönemine ait dünya klasiklerinin Türkçeye kazandırılması amacıyla başlatılan proje kapsamında basılan bir eser, bu nedenle çok eski öyle ki okurken kitap sayfaları bile elimde kaldı. Dolayısıyla yeni baskısı var mıdır bilemiyorum ama bulursanız iyi okumalar şimdiden!

"Üstün bir zeka ve kültür düzeyinde bile olsalar, tanıştığım kişiler, eğer başlarından alışılagelmişin dışında bir olay geçtiyse, bunu aktarırken belirgin bir gerilim içinde oluyorlar. Bu tür kişilerin neredeyse tamamı, karşılarındaki kişilerin özel yaşamında benzeri deneyimler yoksa, anlattıklarının kuşkuyla karşılanabileceği korkusunu taşıyorlar... Bu çekingenliğin nedeninin bu tür konuların içerdiği gizem olduğunu belirtmeliyim."

27 Ocak 2014 Pazartesi

Yokyer (Neverwhere) - Neil Gaiman

İşte bu bir acayip hayal gücü! Her ne kadar Londra'nın kanalizasyonlarında, yaşayanların tesadüfen hayatta kaldığı ve  koşulların biraz ürkütücü olduğu bir yerde geçse de okurken hiç rahatsızlık hissetmedim. Öyle ki, yer altının (yani Yokyer'in) en acımasız ve işkenceci katilleri bile espriliydi (İngilizler buna "sense of humour" der) :). Daha önce de bahsettiğim gibi, fantastik edebiyatı ve fantastik ögelerin işlendiği kitapları çok severim. Ancak bu "Yokyer" bildiğimiz fantastik ögelerin dışına çıkarak bambaşka bir dünyanın kapılarını açıyor: Fark edilmeyenler! Kitapta yer üstünde yaşayan kişilerin hiç fark etmediği veya birkaç saniye içinde yok saydıkları yer altı toplumu ("Aşağı Taraf)" ve bir tesadüf eseri aralarına düşen Richard Mayhew'in trajikomik hikayesi anlatılmaktadır. Richard aslında işinde başarılı, güzel bir nişanlısı ve özenilecek bir düzeni olan biriydi, ta ki nişanlısıyla önemli bir yemeğe giderken yerde kanlar içinde bir kız görünceye kadar. İşte bu noktada, durup düşünmek gerekiyor. Önemli bir yemeğe gidiyorsunuz ve yerdeki kanlar içindeki kızı kucaklayıp evinize götürür müsünüz? (Eğer bu hareket size düzeninizi ve nişanlınızı kaybettirecekse). Eminim bazılarımız polis veya ambulansı aramakla yetiniriz tabi ki yanından bakmadan geçecek bir grubun olduğunu da itiraf etmemiz lazım (Özellikle Londra'da). Peki Richard neden yardım etmeyi bu denli abarttı? İşte bu hareket bazen neden yaptığımızı anlamadığımız ama içimizden bir sesin bunu yapmamızı söylediği bir hareket galiba. Richard'ın yardım ettiği yaralı kız yer altı dünyasının kapı açma ustası olarak bilinen bir ailesine mensuptur (Leydi Door) ve peşinde tehlikeli kişiler vardır. Sevgili Richard'ın başına gelenler bununla kalsa keşke! Bir sabah uyanır ve kendisini Aşağı Taraf'ın bir mensubu olarak bulur, kimse kendisini tanımamaktadır ve yer üstündeki dünyadan tamamen silinmiştir. Ayrıca yer altı dünyası da pek öyle tekin bir yer değildir hani, Richard bu dünyada hayatta kalmayı başarabilecek midir?

Kitap okumaya alıştığım fantastik eserlerden oldukça farklıydı. Hatta Gaiman nasıl olur da iki eserinde bu kadar değişik bakış açıları kullanır diye de düşünmedim değil. Sonuç itibariyle kendisine olan ilgim arttı ve diğer eserlerini okuyacağım günü de merakla beklemekteyim (Sandman isimli bir fantastik serisi var, bir sonraki hedefim). Kitabı fantastik edebiyat seven herkese tavsiye ederim! Çok farklı bir kurgu ile karşılaşacaksınız (Delicatessen filmini izlemiş miydiniz? Size fikir versin.) Ayrıca kitabın 6 bölümlük bir dizi olarak yayınlanmış olduğunu da belirtmek isterim.

"'Neden gidip de kendini öldürttün, bunu bilmek istiyorum' dedi İhtiyar Bailey.
'Bilgi' diye fısıldadı Marquis. 'Tam ölmek üzere olduğunda insanlar sana çok daha fazla şey anlatır. Öldüğünde de etrafında konuşurlar.'"