Powered By Blogger
KONSTANTİNİYYE OTELİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KONSTANTİNİYYE OTELİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2017 Pazartesi

Huzursuzluk - Zülfü Livaneli

Zülfü Livaneli'nin son eserini satışta görünce hemen alıp bir solukta okudum. Zaten Konstanyiniyyle Oteli gibi değil, hem daha kısa hem de daha akıcı olduğu için kısa sürede okunabilecek bir eser yaratmış bu kez. Livaneli'nin Mutluluk eserine benzeyen tarzda ancak farklı bir anlatım biçimiyle ortaya konulan bir eser olmuş Huzursuzluk. Yazarın güncel konuları ele aldığı romanda olaylar İstanbul'da gazetecilik yapan İbrahim'in bir gün çalıştığı gazetenin üçücü sayfa haberinde çocukluk arkadaşı Hüseyin'in Amerika'da nefret cinayetine kurban gittiğini öğrenmesiyle başlar. Arkadaşının cenaze töreni için ata toprağı Mardin'e giden İbrahim, çocukluk anılarının da etkisiyle bu kızıl kumla kaplı şehrin gizemine kendini kaptırır. Gazeteciliğin de verdiği bir merak duygusuyla Hüseyin'in cinayetinin altında yatan nedenleri araştırmaya başlayan İbrahim, cinayetin gizeminin araştırdıkça yıldız çiçeği gibi kat kat açıldığını fark eder. Hüseyin'in ailesinden göçmen kamplarına, Süryani rahip Gabriel'den IŞİD zülmünden kaçan Ezidi kızı Meleknaz'a uzanan bir olaylar silsilesinin içinde bulur kendini. Hikaye bir anda herkesin acı dolu hikayelerinin iç içe girdiği büyük bir girdapa dönüşür. Bütün bu acıların karşısında İbrahim, yaşadığı hayatın ona ne kattığını, hayatından neler götürdüğünü ve dertlerinin aslında ne kadar anlamsız olduğunu sorgulayacaktır.

Kitapta sanki Zülfü Livaneli kendisinden bahsetmiş gibi bir izlenim oluşuyor. Bir gazetecinin gözlemleri ve geçmiş anıları anlatıldığından, yazarın başından geçen bir hikaye gibi akıp gidiyor olaylar. Kitabın anlatım dili de bu şekilde, roman, hem yazarın gazeteci gibi anlatımıyla hem de konuştuğu kişilerin tapeye kaydedilmiş gibi konuşmalarının aynen aktarılmasıyla oluşturulmuş. Kitabın adı da okurken hissettiğiniz duyguyu aynen tanımlıyor: Huzursuzluk. Tam olarak sizi neyin huzursuz ettiğini anlayamasanız da, İbrahim gibi, modern dünyanın tüm "yüz"lerinden rahatsız olduğunuzu yoğun bir şekilde hissediyorsunuz. Sevdiğim bir diğer özellik de Mardin ve Ezidilik hakkında okuyucuda bir merak uyandırması, bilmediğiniz pek çok şey öğreneceğinizi tahmin ediyorum. İyi okumalar!

"Bu dünya bir penceredir / Her gelen baktı geçti, diye tekrarlıyorum durmadan. Felsefe bundan başka nedir ki diyorum; raf çökerten onca kitap, onca üniversite, anlı şanlı felsefe profesörleri, sözümona varlığı sorgulayanlar bundan başka bir şey söyleyebilirler mi? Ya o din alimi geçinenler? Din alanlar, din staanlar, laf kalabalığından başka ne söylüyorlar? Onların bütün laflarını da bir Karadeniz türküsünün iki dizesi açıklıyor: Bu dünya yalan dünya / Öteki de şüpheli."

Konstantiniyye Oteli - Zülfü Livaneli

31 Ağustos 2015 Pazartesi

Konstantiniyye Oteli - Zülfü Livaneli

Livaneli'nin bu kitabı "ölmeden önce son kitap" gibi olmuş. Bu şekilde düşünmemin sebebi, değinebileceğim tüm toplumsal sorunlara değineyim veya Türk ve dünya edebiyatına katkıda bulunmuş tüm edebiyatçılara, tarihçilere veya sanatçılara bir selam göndereyim tarzında bir içeriğe sahip olması. Bununla beraber, Türk toplumundaki insanların bir profilini oteldeki insan topluluğu üzerinden veren Livaneli'nin analizlerine katılmamak elde değil, ancak benim bazı eleştirilerim oldu ve bazı değerlendirmelerini de yerinde bulmadım. Bu ayrı bir konu olmakla beraber, bir bütün olarak değerlendirdiğimde kitabı beğendim. Livaneli daha önce okuduğum kitaplarındaki gibi bir olayı gözlemleyerek birkaç soruna değinmekle kalmamış, boş verilmemesi gereken akla gelebilecek tüm konulara değinmiş. Yedi yıldızlı Konstantiniyye Oteli'nin açılış gecesine katılan Türkiye'nin siyasi ve sosyo-ekonomik olarak önde gelen insanlarından başlayarak, kat görevlisi, güvenlikçi, garsonuna kadar her kesimden insanın karakteri üzerinden bu coğrafyadaki tüm sorunları bir şekilde ele almış.  Kitabın ana karakteri Konstantiniyye Oteli'nin sahibi olan zengin iş adamının asistanı Zehra Ertan, en azından açılış gecesini düzenleyen kişi olarak kendisinden diğer karakterlere göre daha çok bahsediliyor. Sonra yavaş yavaş belediye başkanları, politikacılar, büyükelçiler, medya patronları, yeni zenginler, salondaki DJ, garsonlar ile ilerleyen şekilde başka hayatlara giriyoruz. Livaneli genelde anlatıcı olmayı tercih etse de, bu kişilerin gözünden de kısa değerlendirmele yapmayı ihmal etmemiş.

Kitap sağa-sola çekilen konusuyla biraz zorlama olmuş kanaatimce, okuyucunun kitabı bitirince "Şimdi ne okudum?" sorusunu düşündürecek kadar hem de. Ancak süreç güzel ilerliyor, okurken daha önce bilmediğiniz pek çok bilgi öğreniyor ve düşünmediğiniz pek çok konuyu düşünmeye başlıyorsunuz. Özellikle yazar olmak isteyen ve ünlü yabancı yazarlara hayran olan bir karakterin Türk yazarların kıymetini anladığı bölüm hoşuma gitti, burada bahsedilen kitapların bir kısmını da okumadığımı fark ettim :). Umarım en kısa sürede okuma fırsatı bulurum. Merak edenler için: Refik Halit - Memleket Hikayeleri, Seyahatname - Evliya Çelebi, Fahim Bey ve Biz - Abdülhak Şinasi Hisar, vb.

"... Aslında yıllardır bu şehri anlatan bir roman konusu dönüp duruyor zihnimde ama öyle bir biçim bulmalıyım ki şehrin hem bugününü kapsamalı, hem de geriye giderek Osmanlı'yı, Roma'yı, Bizans'ı içine almalı. Tarihsel değil ama tarihi de içeren bir roman. Şuraya baksana; bir masal uygarlığı değil mi burası? Zaten binlerce yıl hep masalla ayakta durmuş..."

Daha önce Zülfü Livaneli'den okuduğum ve blogumda paylaştğım kitapların linkeri aşağıdadır, ne tesadüf ki, blogun ilk kaydı Livaneli'nin Serenad'ı. Struma Olayı'nın anlatıldığı kitapta da, "Coğrafya kaderdir" sözünün satır aralarında vurgulandığından söz etmişim. Konstantiniyye Oteli'nde de aynı vurgular mevcuttu, sanırım Livaneli bu sözü her seferinde vurgulamaktan özellikle hoşlanıyor.

Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm - Zülfü Livaneli
http://mahrem-i-esrar.blogspot.com.tr/2015/05/bir-kedi-bir-adam-bir-olum-zulfu.html

Engereğin Gözü - Zülfü Livaneli
http://mahrem-i-esrar.blogspot.com.tr/2013/01/engeregin-gozu-zulfu-livaneli.html

Kardeşimin Hikayesi - Zülfü Livaneli
http://mahrem-i-esrar.blogspot.com.tr/2013/06/kardesimin-hikayesi-zulfu-livaneli.html

Serenad - Zülfü Livaneli
http://mahrem-i-esrar.blogspot.com.tr/2012/12/serenad.html