Powered By Blogger
KELEBEĞİN RÜYASI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KELEBEĞİN RÜYASI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2013 Perşembe

Rüştü Onur - Salah Birsel

Kitabın tam adı "Rüştü Onur - Şiirleri - Mektupları - Ardından Yazılanlar". Adından da anlaşılacağı gibi, kitapta şairin şiirleri ve bazı mektupları yer almaktadır. Mektuplar Salah Birsel'e yazılmış genel olarak. Ancak, Salah Birsel cevap olarak yazdığı mektupları koymamış niyeyse :). Kitabın yeni baskılarında Rüştü Onur'un iki adet hikayesi de yer alıyor. 

Herkes gibi, ben de bu şairlere Kelebeğin Rüyası filminden sonra ilgi duydum. Uzun zamandır şiir okumadığımın farkındaydım ancak, beni bugünlerde şiir konusunda harekete geçiren etken oldu bu film. Bununla beraber, Rüştü Onur'un şiirleri beni Muzaffer Tayyip kadar etkilemedi açıkçası. Rüştü Onur biraz daha karamsar ve biraz farklı açıdan bakıyor sanki hayata, biraz daha naif. Beğendiğim şiirleri var elbette, paylaşmak isterim: "Benden zarar gelmez / Kovanındaki arıya / Yuvasındaki kuşa / Ben kendi halimde yaşarım / Şapkamın altında / Sebepsiz gülüşüm caddelerde / Memnuniyetimden " (Memnuniyet şiirinden alıntı). "Sen aziz şehrim / Uykusuz yaşadığımı bilmelisin / Bütün işçilerin / Saçak altında uyuduğu bir saatte / Ben mızıka çalarak geçiyorum sokaktan / Sen aziz şehrim / Ellerim gözlerim kadar benimsin." (Nostalji şiirinden alıntı). Rüştü Onur'un ölümünden sonra Behçet Necatigil'in yazmış olduğu bir şiiri de burada paylaşmak isterim:

"Bir şair yaşamıştı Zonguldak'ta / Adı Rüştü Onur'du / Bilseydi hatırlanacağını / Ölümünden sonra / Memnun olurdu."

8 Mart 2013 Cuma

Şimdilik - Muzaffer Tayyip Uslu

Haftasonu Kelebeğin Rüyası filmini izledikten sonra, filmde bahsedilen şairleri merak ettim ve haklarında bazı araştırmalar yaptım. Film, insanlarda bir farkındalık yarattığı için şairlere ve şiirlere olan ilgi artmış olmalı ki, D & R'da ön raflarda yer alıyor  Muzaffer Tayyip'in "Şimdilik"i.
 
Kitabın girişinde bir yazı var Behçet Necati tarafından söylenmiş: "yaşamındaki acılara rağmen, gizli bir üzgünlük içinde yaşamanın güzelliğini yazdı". İşte, Muzaffer Tayyip'in kısacık hayatında ortaya çıkardığı şiir kitabının tek kelime ile özeti budur. Şiirlerini okurken yaşamayı sevdiği, hayatın güzelliklerinden bahsettiği açıkça anlaşılmasına rağmen, gizli bir hüzünlük de seziliyor (bazı şiirlerinde bu hüzün çok açık fark ediliyor). Orhan Veli'yi okuyanlar, şairin Garip akımından etkilendiğini de rahatlıkla gözlemleyebilir. Şiir kitabını okurken bazı şeyleri göz önünde bulundurmak lazım, bu şair 1922'de doğmuş ve 1946'da yani 24 yaşındayken ince hastalıktan vefat etmiştir. Yani genç ve coşkulu ancak henüz tecrübesiz bir şairin kitabını okuyacaksınız :). Kitabın önsözü Muzaffer Tayyip'in ricası üzerine ilk baskısı yapılırken arkadaşı Muzaffer Soysal tarafından yazılmış. Soysal'ın buradaki bir cümlesi benim şiirler hakkında hiseetiğim ancak söyleyemediğim şeyleri söyler gibi: "Şiir üzerinde araba dolusu söz söylemek neye yarar? Şiirin kendisi güzel ve cana yakın olmalıdır ki en katı yüreklilere bile tesir edebilsin.". Ayrıca, "Şimdilik" adından anlaşılacağı üzere bir netice değil başlangıç olacaktır demiş Soysal, ne yazıkki öyle olamamış, keşke olsaymış. Muzaffer Tayyip'in yaşam sevinci ve hüznünden alıntılar:

"...Sen ne söylersen söyle / ben seviyorum insanları / bana benziyor hepsi...."

"Bir ben bilirim / bir de ayaklarım / baharın bana ettiğini / ...../ her bahar böyle olurum / bir kızı severim muhakkak / sarı saçlı /..."

"Ben veremden öldüm / belki ölmezdim / sıkıntım olmasaydı / paradan yana /...."

"... farkındayım / kafayı çekmek şöyle dursun / sigara alacak paran yok / ama sen bulutları seveceksin her zaman / ...."

" Diyecekler ki arkamdan / ben öldükten sonra / o yalnız şiir yazardı / ve yağmurlu gecelerde / elleri cebince gezerdi / yazık diyecek / hatıra defterimi okuyan / ne talihsiz adammış / imanı gevremiş parasızlıktan"

"Bir güzele / güzelliğini söylemek isterdim / aynalardan evvel / bir güzelle / yaşamak isterdim / güzel güzel"